Bugün Kadınlar Günü
08, Mar, 2012 at 08:30 (Belirli Gün ve Haftalar, Günlük)
Al Onu Vur Duvara!
İşte yine geldi: bugün Dünya Kadınlar Günü. İyi, güzel… Yıllardır gelip duruyor zaten; olağandışı bir şey değil…
08, Mar, 2012 at 08:30 (Belirli Gün ve Haftalar, Günlük)
Al Onu Vur Duvara!
İşte yine geldi: bugün Dünya Kadınlar Günü. İyi, güzel… Yıllardır gelip duruyor zaten; olağandışı bir şey değil…
29, Şub, 2012 at 19:45 (Anı, Günlük)
Bir Dostun Ardından
Geçen Cumartesi günü Facebook’taki yerimde bir dostumun gidişini duyurdum: “Kırk iki yıl önce tanıdığım, kısa sürede dostluğunu kazandığım Behiç Abi’yi kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Behiç Köksal, seksen üçündeydi; önceki gün gece saatlerinde, kaldığı Kocaeli Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nde yumdu hayata gözlerini. Cenazesini bugün kaldırdık. Allah rahmet eylesin… Yakınlarının, tanıdıklarının başı sağ olsun.”
Behiç Bey, benzeri pek bulunamayacak birisiydi. Pek değerliydi benim için. Böyle kendine özgü ne değerli insanlar vardır da bizler tanımıyoruzdur. Pek az kimse tanıma fırsatı bulur onları. Kendi dar çevrelerinde, köşeciklerinde sürer gider ömürleri… Onlardan habersiz olanlarımız da kim bilir neler neler kaybediyor…
27, Şub, 2012 at 16:04 (Başkaca (İ), Günlük, Sorunlar (İ))
‘Yeni’nin Anlamı
‘Yeni’ sözünün anlamı nedir? Kapsamlı bir sözlükse elinizdeki, on kadar anlamı olduğunu görürsünüz. Kullanış yerine, kullanma bağlamına göre değişen anlamlar…
24, Şub, 2012 at 11:48 (Dil Yazıları, Her Açıdan)
“Dil Noktasındaki Sorunlar Ne Adına Yaşanıyor, Açıkçası Bilemiyorum” (*)
Emre Yazman
1980’lerde, 90’larda “olay”ın başına gelmişti bu durum. Hadise, vaka karşılığı olarak dilimizin olanaklarıyla türetilmiş bu güzelim sözcük öylesine abuk sabuk yerlerde geçmeye başlamıştı ki, “olay” demekten çekinir olmuştum. “Şey” yerine bile kullanıldığına rastlamıştım “olay”ın.
19, Şub, 2012 at 12:41 (Dışarıdan, Düşünceler)
Acıların Kertenkelesi
Av. Muazzez Çörtelek
İnsan dediğimiz varlığın bugün erişmiş olduğu gücü, o gücü nasıl kullandığı, doğa karşısında kazandığı üstünlüğü, doğayla yürüttüğü yarıştaki ölçüsüzlüğünü, kendi cinsine yaşattığı acıları anlamak, aslında pek kolay bir şey olmasa gerek. Doğaya kafa tutabilen insanın elde etmiş olduğu bu güç, gerçek anlamda kimlere aittir, bu güçten kimler, nasıl yararlanıyor, işte orası adamakıllı karışık. İster ülkeler ister dünya ölçeğinde olsun, insanların büyük çoğunluğu bir avuç insanın refahı için debeleniyor. Büyük çarkın döngüsü içinde, bireyler açısından kurtuluşun basit bir formülünü ya da toptancı çözümleri üretivermek, insanın varlık serüvenine bakıldığında çok da kolay gözükmüyor.
11, Şub, 2012 at 16:10 (Ayrıksı, Başkaca (Dy))
Niyetim Bir Karşı Duruş Hareketi Örgütlemek
Biliniyordur, Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, bu yılın başında herkesin istediği soruyu kendisine sorabileceği bir etkinlik başlattı: ‘Cumhurbaşkanına Sorun’. Böyle bir şey ülkemizde ilk kez oluyordu. Verilen bir haftalık sürede 14 bin kadar soru ulaştı Köşk’e ve bunlardan 220’si ‘beğendim-beğenmedim’ yöntemiyle halkın oyuna açıldı. 20 Ocak’a kadar süren oylamaya gelen iki milyon dolayındaki oyla en beğenilen sorular belirlendi. Bunlardan ilk onun sahipleri, 28 Ocak günü Köşk’te Sayın Cumhurbaşkanımız’ın konuğu oldular, sorularını kendilerine sözlü olarak iletip yanıtlarını aldılar.