Sıradan Bir Aptallığa Övgü mü?

‘Zamanın Havası’

 

Muazzez Çörtelek

 

 

Bu içeriğin devamını oku »

Üç Temel Erk!

Ve Kanun Hükmünde Kararnameler

 

 

“Herkesin birinci görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (Meclis’in, TBMM’nin) saygınlığını korumaktır. Bu konuda herkes üzerine düşen çabayı göstermelidir. Meclis’in yüce şahsiyeti hepimizin üzerindedir.

Bu içeriğin devamını oku »

İşte Buraya Yazıyorum

Bunlar Tatsız İşler

 

 

Bu yazının yazılmasının sorumlusu küçük kızkardeşimdir. Baştan söylemiş olayım. Baştan söylemem gereken bir şey daha var, sıkıcı gelebilecek olsa da arada bir bazı sözcüklerin anlamlarından söz edeceğim. Bu durumlara canı sıkılanlar var, şimdiden özür diliyorum kendilerinden.

 

Geçenlerde, bu yazıdan sorumlu tuttuğum kardeşimle telefonla konuşuyorduk, ne var ne yoktan sonra söz nasıl oldu da oralara geldi, ne dese yeridir? Son dokuz yılda elden çıkarılan değerlerden söz eden bir yazı okumuş, pek üzgünmüş. Örneğin, Başak Sigorta da bir şeymiymiş… SEKAlar filan da… Ben bu anısı babadan gelme SEKA’ya, Başak Sigorta işine ve bu gidişle memlekette halis muhlis yerli malı sigorta şirketinin kalmayacak oluşuna pek üzülüyorum ya, beni can evimden vuracak, bu konulara yeniden sarılmamı sağlayacak… Fikri bu. Kös kös oturmama, son günlerde iki satırlık bir iş bile çıkarmayışıma gönlü razı gelmiyor besbelli. Beni hayata bağlamak için, “ETİ Gümüş AŞ, Krom AŞ, Elektrometalurji AŞ, Seydişehir Alüminyum AŞ, Mazıdağı Fosfat Tesisleri, Bakır AŞ, Çayeli Bakır, …” diye saymaya başladı.

Bu içeriğin devamını oku »

Atlanmayacak Bir Yazı

‘Mütareke Basını’ndan mı?

 

Mondros Limanı -Limni   Mondros Mütarekesi (Mondros Ateşkes Anlaşması), Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda 30 Ekim 1918 akşamı İtilaf Devletleri (Müttefik Devletler, Bağlaşıklar) ile Osmanlı Devleti arasında Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Agamemnon zırhlısında imzalanmıştı.

Bu içeriğin devamını oku »

DD: “RTÜK’ün Dili Radyo ve TV’lerdeki Bozuk Dille Benzeşiyor”

Bir Yararı Olur mu? Belki…

 

 

Radyo ve televizyonculuğumuz maşallah günden güne serpilip büyüyor. Bundan gurur duymalıyız, değil mi? Ne gezer!?… Her serpilip büyüme ‘gelişme’ olsaydı, ne iyiydi, ama değil; bunun kanıtı, pek çok radyonun, televizyonun hemen her an elbirliğiyle gözlerimize, kulaklarımıza soktuğu yakışıksızlıklar… Ve bunların verdiği zararlar… Anlat anlat bitmez.

 

Bu içeriğin devamını oku »

‘De’nin Anlamı

Dilbilgisi Üzerinden Gidersek…

 

 

Yukarıdaki başlıkta büyük harfle başlatılmış oluşuna bakıp da aldanmamalı, bu ‘de’ sözcüğü başlıklarda küçük harfle başlatılır. Burada başlığın ilk sözcüğü olduğu için böyle oldu.

 

‘De’ sözcüğü, -işte burada da büyük harfle başlatıldı, çünkü cümlenin ilk harfi- dilimizin dertlerinden biridir: bazen hal eki görevini üstlenir bazen de bağlaç olur. Dolayısıyla, bağlaçken de ardından geldiği sözcüğe durum eklerinden ‘-de/-da’ gibi bitişik yazılması ‘pek olağan’ bir uygulamadır. Mekteplisi de alaylısı da bu ‘olağanlığa’ saygı göstermede pek kusur etmezler. Oysa, bağlaç olan bir ‘de/da’, ‘ile’ gibi, ‘ve’ gibi ayrı yazılmalıdır.

Bu içeriğin devamını oku »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.