Köpürtülen Özlem Dolayısıyla Bir Soru

Osmanlıca Türkçe mi?  

 

 

Geçen Cuma, Cumhuriyet gazetesinde Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’in bir yazısı çıktı: Osmanlıca, Türkçe Değildir!

Bu içeriğin devamını oku »

Bu Torba Başka Torba

Kırba Gibi Mübarek!

 

 

Eskiden ‘zembil’ denen bir şey vardı, artık göreni bileni yok denecek kadar azalmıştır sanırım; ben yetiştim: hasırdan örülmüş, saplı, yassı, büyücek bir çanta… Şimdilerde hanımların taşımaktan pek hoşlandıkları, yaz aylarının gözdesi hasır çantaların ağababası. Koca bir torba. ‘Torba’ denince de hemen zembil gelir aklıma. Akşam eve elinde öteberinin yanı sıra yiyecek şeylerle dolu zembille dönen pek çok kişi görmüşlüğüm vardır.   

 

‘Zembil’ sözünü pek severim. Bende uyandırdığı ‘mûsikî’ duygusundan mıdır yoksa çocukluğumu anımsattığından mı, bilmiyorum. Küllenmiş bir okuma parçasını getirir aklıma: ‘Zembilli Ali Efendi’yi… Ya ilkokul ya ortaokul okuma kitabındaydı.. ya da ilkokul öğretmenimizin bize okuduğu bir parça…

Bu içeriğin devamını oku »

Ben de Hadise’nin Avukatıyım

 Bu yazı daha önce 30.5.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazıyı yeniden ekliyorum. İK 

 

Koca Alanda Bir Beyaz Lale…

 

Bu içeriğin devamını oku »

Romantik Tüller Arasında

Not: Bu yazı daha önce 6.6.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazıyı yeniden ekliyorum. İK

 

 

Bir Acı Gerçek

Bu içeriğin devamını oku »

Ruhumda Bahar Açtı

 

Bayrama Uygun Bir Makamda…

 

 

Bugün bayram. 19 Mayıs Bayramı… Adı tuhaf bir şekilde daha da uzatılmış bir bayram… Ben kısaca ‘19 Mayıs Bayramı’ diyorum. Neler yazmışım bu bayram için defterime, bu sabah önce onlara baktım. Bunların son ikisi bu sayfalarda da yer aldı*. Bu bayramın gitgide tavsatılışının izleri var onlarda. Ve bu duruma karşı duruşun izleri de…

Bu içeriğin devamını oku »

“Yerli Mal Yurdun Malı”

Hiç Kimse Onu Kullanmamalı!

 

 

Yine içimi acılara boğarak gelip geçti… Ne zamandır böyle oluyor. Oysa o, çocukluğumun, sonra da öğretmenliğimin ilk birkaç yılının tatlı bir haftasıydı. ‘Yerli Malı Haftası’ derdik… Yaşı altmışa ulaştı… Yıllandıkça değerleneceğine anlamsızlaştı… Onu elbirliğiyle hurdaya çıkardık: artık eli ayağı tutmuyor… Oysa ne umutlarla doğmuştu içimize.

 

Bu içeriğin devamını oku »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.