“Canal Istanbul, PM Erdogan’s Crazy Project”?

Hiç de Bile…

 

 

Her şeyden önce şunu söyleyeyim, bu konu öyle düzgün bir dille anlatılabilemez; o yüzden, az biraz ‘Osmanlı’ takılacağım, az biraz da ‘yeni tatlı su Frenkleri’ne* mahsus jargondan lügatler yazacağım. Bir de, ‘crazy, çılgın’ sözüne bakmam lazım öncelikle… Bir yansıma sözcük (‘onomatope’ dedikleri şey) olan ‘çılgın’ın birincil anlamı şu: ‘davranışlarında aşırılığa kaçan, aşırı davranışlarda bulunan kişi; hâşâ huzurdan deli, mecnun’. Tabii, delilik, mecnunluk da insana mahsus bir durum. Bu sözcüğe son zamanlarda yüklenen bir anlam daha var, ‘çok büyük, aşırı, olağanüstü’ demek oluyor. ‘Felaket güzel’ gibi nev-zuhur bir laf olaraktan kullanılıyor…

 

Asıl diyeceğim ise şu: dilimizde İngilizceselliğe doğru bir gidiş var, ve Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dün ‘çılgın proje’ tanımlamasıyla açıkladığı ‘Kanal İstanbul’ adı da –yabancı basın-yayında, örneğin, dünkü Euronews’ta Turkey’s PM unveils ‘crazy’ canal project diye verilen haberde görüldüğü gibi böyle bir şey işte…

Bu içeriğin devamını oku »

24 Nisanlar’da…

‘Ermeni Soykırımı’ Savlarının Sonu Nereye Varacak?

 

 

Devletler var, tarihleri boyunca hep sömürgeci olagelmişler. Son dünya olaylarına bir bakalım: bunlar, önce domino taşlarını kurdular, sonra birilerine bir parmak attırdılar, ‘domino etkisi’ diye bir facialar serisini izler olduk. Bu sömürgenler, ‘Dünya Siyaset Sahneleri’nde oyunlar sergileyen ‘Hisseli Kumpanya’nın başoyuncuları… Başaltı oyuncuları falan yok, sadece figüranları var; onları gezdikleri memleketlerden ayarlıyorlar. İşin acı yanı, her ülkede figüranlığa teşne çokça çevre, çokça odak var; ücreti mukabilinde ya da boğazı tokluğuna…

 

Bu içeriğin devamını oku »

Bugün 23 Nisan…

Konumuz Meclis’e Devam

 

 

Bu içeriğin devamını oku »

Dünyalılara da Bu Yakışır

Bugün Günlerden ‘Dünya Günü’

 

 

Bugün Dünya Günü’ymüş. Bu gün, Dünya’nın güzelliğini, Dünya’da var olan yaşamı kutlamak, dikkati bu değerli varlık için tehlike oluşturan çevresel olumsuzluklara çekmek amacıyla düşünülmüş. Bu düşünce, ilk kez Amerikalı barış eylemcisi John McConnell tarafından 1969 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde San Francisco’da düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansı sırasında ortaya konmuş. Ve garip ama gerçek, bu düşünce Amerika’da benimsenmiş… Yani, devlet mevlet karşı çıkmamış.

 

Bu içeriğin devamını oku »

Bunu Atlamayalım!

Pek Önemli Bir Açıklama Yapıldı

 

 

Hülya Avşar’ın bacakları için ortaya atılan fotoşop iddiası az buçuk fos çıktı. Allah’tan… Yoksa, 12 Haziran milletvekili seçimi, Avrupa’ya posta komalar, yaklaşan ’24 Nisan 1915 olayı’nın yıldönümü, Yüksek Seçim Kurulu kararı manzaraları, ‘ucube’nin köküne kibrit suyu ekme işine başlanması vesair meseleler gölgede kalacaktı.

 

Gönüllere su serpen olay şöyle gelişti:

Bu içeriğin devamını oku »

Zıpçıktı Laflar Arasında

Ağır Abilik 

 

 

Biletini kesmek, silmek, … Bunlar yeni tabirler. Arkasından ipini çekmek, fişini çekmek, … geliyor. Birisi hakkında imzalanan ‘ölüm fermanı’ ile bu fermanın yerine getirilmesi günümüzde böyle laflarla söyleniyor. Bu eylemlerin gösterdiği iş, sonuç olarak birisinin şöyle ya da böyle ‘öldürülmesi’; hoş, buna da ‘infaz etmek’ diyorlar ya, neyse…

 

Bu içeriğin devamını oku »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.