<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İLGİLİK için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.ilgilik.net/comments/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilgilik.net</link>
	<description>Edebiyat,Siyaset,Sanat,Başkaca</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 13:15:19 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>Yeniden 19 Mayıs! yazısına pakiz borteçen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/yeniden-19-mayis.htm/comment-page-1#comment-14001</link>
		<dc:creator>pakiz borteçen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 13:15:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4322#comment-14001</guid>
		<description>Bazen doğan Güneş&#039;in önünde bir süre kara bulutlar asılı kalabilir. Ama bu Güneş&#039;i ve onun bizleri ışıtmasını sonlandıramayacaktır. O kara bulutlar yine geldikleri gibi gideceklerdir ve Güneş bizleri ışıtmaya devam edecektir... Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin üzerine doğan yegane Güneş&#039;tir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen doğan Güneş&#8217;in önünde bir süre kara bulutlar asılı kalabilir. Ama bu Güneş&#8217;i ve onun bizleri ışıtmasını sonlandıramayacaktır. O kara bulutlar yine geldikleri gibi gideceklerdir ve Güneş bizleri ışıtmaya devam edecektir&#8230; Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin üzerine doğan yegane Güneş&#8217;tir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yeniden 19 Mayıs! yazısına Fevziye Yazman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/yeniden-19-mayis.htm/comment-page-1#comment-14000</link>
		<dc:creator>Fevziye Yazman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 10:45:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4322#comment-14000</guid>
		<description>Akıl körü... Bir gün hepimizin gözüne bir perde iner, görmez olabiliriz. O zaman aklımız bize yol göstermeye devam edecektir. Aklımıza kara bir perde çektirmemek yalnızca kendi elimizdedir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Akıl körü&#8230; Bir gün hepimizin gözüne bir perde iner, görmez olabiliriz. O zaman aklımız bize yol göstermeye devam edecektir. Aklımıza kara bir perde çektirmemek yalnızca kendi elimizdedir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Anneler Günü’nde&#8230; yazısına Pakiz Borteçen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/anneler-gunu%e2%80%99nde.htm/comment-page-1#comment-13999</link>
		<dc:creator>Pakiz Borteçen</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 17:42:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4316#comment-13999</guid>
		<description>Ne diyebilirim ki Sevgili İnal Bey ! Sayfanızda bana yer vermiş olmanız , bu Anneler (!) Günü&#039;nde aldığım en güzel hediye oldu ve beni çok duygulandırdı...Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne diyebilirim ki Sevgili İnal Bey ! Sayfanızda bana yer vermiş olmanız , bu Anneler (!) Günü&#8217;nde aldığım en güzel hediye oldu ve beni çok duygulandırdı&#8230;Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dilin Kemiği –Gereksiz Yinelemeler yazısına Betül ve İhsan Kural tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/dilin-kemigi-%e2%80%93gereksiz-yinelemeler.htm/comment-page-1#comment-13998</link>
		<dc:creator>Betül ve İhsan Kural</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 21:00:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4267#comment-13998</guid>
		<description>Emre ağabey çok doğrusun,zaten kendi dilini doğru konuşmaktan aciz millet,
çakma millettir…!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Emre ağabey çok doğrusun,zaten kendi dilini doğru konuşmaktan aciz millet,<br />
çakma millettir…!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dilin Kemiği –Sesletim Hataları yazısına Betül ve İhsan Kural tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/dilin-kemigi-%e2%80%93sesletim-hatalari.htm/comment-page-1#comment-13997</link>
		<dc:creator>Betül ve İhsan Kural</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 16:51:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4228#comment-13997</guid>
		<description>Ulusal yayım yapan TRT ve hatta Türkçe öğretmenleri bile bu hataları yapmamaktan yoksunlar,gerisini sen hesap et...!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal yayım yapan TRT ve hatta Türkçe öğretmenleri bile bu hataları yapmamaktan yoksunlar,gerisini sen hesap et&#8230;!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dilin Kemiği –Gereksiz Yinelemeler yazısına İnal Karagözoğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/http:/www.ilgilik.net/dilin-kemigi-%e2%80%93gereksiz-yinelemeler.htm/comment-page-1#comment-13995</link>
		<dc:creator>İnal Karagözoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2012 11:44:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilgilik.net/?p=4267#comment-13995</guid>
		<description>Dilimizin pek çok sorunu var. Bunun başlıca nedeni, öğrenim yaşı ortalamamızın düşüklüğü olabilir. Öğrenimin niteliği de belirleyici kuşkusuz... İşte, suçu hemen eğitime yükleyiverdim. Ne ölçüde doğru bir şey yaptığım sorgulanmalı. Bu işi konuya ilgi duyanlara bırakıp sorunlardan sorun beğen, diyerek vaktiyle ‘anlatım sorunları’ başlığı altında topladığım dokuz durumu sıralayayım:
1 Aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanıyoruz;
2 Kökleri ayrı dillerde anlamdaş, ama biri ad (isim) öbürü önad (sıfat) olan sözcükleri birbirleriyle ilintili olarak birlikte kullanıyor, bazen de bunlarla tamlamalar yapıyoruz;
3 Çeviri ya da çeviriye kaçan sözler kullanıyoruz;
4 Gereksiz yere kalıplaşmış sözler ediyoruz;
5 Türkçesi ya da Türkçeleşmiş karşılığı olan yabancı sözcükler kullanıyoruz;
6 Moda sözcükler, söz kalıpları kullanıyoruz;
7 Gereksiz sözcükler kullanıyoruz;
8 Yanlış sözcükler kullanıyoruz;
9 Zorlamayla olur olmaz yeni anlamlar yüklenen kimi sözcük, söz kalıbı ya da deyimler kullanıyoruz.
Emre Yazman bu yazısında, listemin başında yer alan ‘aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanma’ sorununu çarpıcı örneklerle ele almış. Ancak, Emre Bey bu sorunu bir ‘dil yanlışı’ olarak koyuyor ortaya; oysa, toplumun örnek aldığı yönetim, eğitim, yargı, güvenlik, sağlık, bilim, kültür, sanat, moda, spor, siyaset, ekonomi, iş, üretim, sanayi, ticaret, iletişim, basın-yayın, reklamcılık, tanıtım vb. alanlarda yetkili, etkili ve sorumlu konumlarda, yerlerde olan kimilerince de düşülen bu yanlışlıklar, günümüzün iletişim olanaklarının olağanüstü katkısıyla ‘doğru’ diye algılanıyor. İşte bu durum bir sorundur.
Şunu da eklemek istiyorum: İnsan, ‘aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanma’ yanlışını niye yapar, niye böyle bir soruna yol açar? Bu işin, çoğunlukla konuşmayı, yazıyı zengin göstersin diye yapıldığı kanısındayım. Osmanlıcadan vazgeçemeyenler ile Osmanlıca sözcüklerin albenisine kapılanlar da bu yolu seçiyor. Anlamdaş sözcüğün birini öbürünün açıklaması olarak kullananlar; bunları, anlamları yakın sözcükler, benzer sözcükler diye bilenler de var. Televizyonda sağlık izlencesine bir bilen olarak konuk olan bir hekimin, “Kalp ve damar hastaları, tercihan, kolesterol düzeyleri düşük olan bu yağları yeğlemelidirler” demesi işten bile değil...
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dilimizin pek çok sorunu var. Bunun başlıca nedeni, öğrenim yaşı ortalamamızın düşüklüğü olabilir. Öğrenimin niteliği de belirleyici kuşkusuz&#8230; İşte, suçu hemen eğitime yükleyiverdim. Ne ölçüde doğru bir şey yaptığım sorgulanmalı. Bu işi konuya ilgi duyanlara bırakıp sorunlardan sorun beğen, diyerek vaktiyle ‘anlatım sorunları’ başlığı altında topladığım dokuz durumu sıralayayım: </p>
<p>1 Aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanıyoruz; </p>
<p>2 Kökleri ayrı dillerde anlamdaş, ama biri ad (isim) öbürü önad (sıfat) olan sözcükleri birbirleriyle ilintili olarak birlikte kullanıyor, bazen de bunlarla tamlamalar yapıyoruz; </p>
<p>3 Çeviri ya da çeviriye kaçan sözler kullanıyoruz; </p>
<p>4 Gereksiz yere kalıplaşmış sözler ediyoruz;</p>
<p>5 Türkçesi ya da Türkçeleşmiş karşılığı olan yabancı sözcükler kullanıyoruz; </p>
<p>6 Moda sözcükler, söz kalıpları kullanıyoruz;</p>
<p>7 Gereksiz sözcükler kullanıyoruz; </p>
<p>8 Yanlış sözcükler kullanıyoruz; </p>
<p>9 Zorlamayla olur olmaz yeni anlamlar yüklenen kimi sözcük, söz kalıbı ya da deyimler kullanıyoruz.</p>
<p>Emre Yazman bu yazısında, listemin başında yer alan ‘aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanma’ sorununu çarpıcı örneklerle ele almış. Ancak, Emre Bey bu sorunu bir ‘dil yanlışı’ olarak koyuyor ortaya; oysa, toplumun örnek aldığı yönetim, eğitim, yargı, güvenlik, sağlık, bilim, kültür, sanat, moda, spor, siyaset, ekonomi, iş, üretim, sanayi, ticaret, iletişim, basın-yayın, reklamcılık, tanıtım vb. alanlarda yetkili, etkili ve sorumlu konumlarda, yerlerde olan kimilerince de düşülen bu yanlışlıklar, günümüzün iletişim olanaklarının olağanüstü katkısıyla ‘doğru’ diye algılanıyor. İşte bu durum bir sorundur.</p>
<p>Şunu da eklemek istiyorum: İnsan, ‘aynı ya da ayrı dillerden anlamdaş (eşanlamlı) sözcükleri birlikte kullanma’ yanlışını niye yapar, niye böyle bir soruna yol açar? Bu işin, çoğunlukla konuşmayı, yazıyı zengin göstersin diye yapıldığı kanısındayım. Osmanlıcadan vazgeçemeyenler ile Osmanlıca sözcüklerin albenisine kapılanlar da bu yolu seçiyor. Anlamdaş sözcüğün birini öbürünün açıklaması olarak kullananlar; bunları, anlamları yakın sözcükler, benzer sözcükler diye bilenler de var. Televizyonda sağlık izlencesine bir bilen olarak konuk olan bir hekimin, “Kalp ve damar hastaları, tercihan, kolesterol düzeyleri düşük olan bu yağları yeğlemelidirler” demesi işten bile değil&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

