<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/abc" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>İLGİLİK için yorumlar</title>
	<link>http://www.ilgilik.net</link>
	<description>Edebiyat,Siyaset,Sanat,Başkaca</description>
	<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 05:50:36 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>XVIII. Yüzyıldan Günümüze&#8230; yazısına İnal Karagözoğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/09/xviii-yuzyildan-gunumuze.html#comment-2071</link>
		<dc:creator>İnal Karagözoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 17:00:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/09/xviii-yuzyildan-gunumuze.html#comment-2071</guid>
		<description>Sayın Özdemir zor bir soru sormuş. Şimdi ben, "Voltaire bugün yaşasaydı, hem düşünürlük hem yazarlık yapar, bir yandan da malzeme bolluğundan bilistifade karikatür çizerdi" dersem, varın siz onun başına gelecekleri düşünün... Tabii ön koşul, demokrasisi, "oturayım mı kalkayım mı" diye düşünen bir ülkede yaşıyor olması.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Özdemir zor bir soru sormuş. Şimdi ben, &#8220;Voltaire bugün yaşasaydı, hem düşünürlük hem yazarlık yapar, bir yandan da malzeme bolluğundan bilistifade karikatür çizerdi&#8221; dersem, varın siz onun başına gelecekleri düşünün&#8230; Tabii ön koşul, demokrasisi, &#8220;oturayım mı kalkayım mı&#8221; diye düşünen bir ülkede yaşıyor olması.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>XVIII. Yüzyıldan Günümüze&#8230; yazısına Oya Özdemir tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/09/xviii-yuzyildan-gunumuze.html#comment-2070</link>
		<dc:creator>Oya Özdemir</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 13:13:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/09/xviii-yuzyildan-gunumuze.html#comment-2070</guid>
		<description>Sn. Karagözoğlu,

VOLTAIRE, bu sözü 18. yy'da söylediğinde, koşullar şüphesiz ki günümüzdeki gibi değildi. 
VOLTAIRE'i, o tarihlerde yaşadığı için şanslı mı, yoksa, günümüzde çok daha malzemeye sahip olacağından olası üreteceklerini düşünerek, şanssız mı addetmemiz gerekiyor?

Saygılarımla,

Oya Özdemir</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. Karagözoğlu,</p>
<p>VOLTAIRE, bu sözü 18. yy&#8217;da söylediğinde, koşullar şüphesiz ki günümüzdeki gibi değildi.<br />
VOLTAIRE&#8217;i, o tarihlerde yaşadığı için şanslı mı, yoksa, günümüzde çok daha malzemeye sahip olacağından olası üreteceklerini düşünerek, şanssız mı addetmemiz gerekiyor?</p>
<p>Saygılarımla,</p>
<p>Oya Özdemir</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Beethoven&#8217;den yazısına Fevziye Yazman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2069</link>
		<dc:creator>Fevziye Yazman</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 14:53:16 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2069</guid>
		<description>Tinsel yaşamın ayırdında olmayanlar vardır (çoktur) demek istiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tinsel yaşamın ayırdında olmayanlar vardır (çoktur) demek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Beethoven&#8217;den yazısına İnal Karagözoğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2068</link>
		<dc:creator>İnal Karagözoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 09:59:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2068</guid>
		<description>Biliniyordur, sağlık sorunları hiç eksik olmayan Beethoven, son on yılını işitme duyusundan yoksun olarak yaşadı. Pek çok yapıtının arasında 9. senfonisini bestelemesi bu dönemdedir. Tinsel yaşam olmasaydı bu iş nasıl olabilirdi? Yok, günümüz bağlamında böyle düşünüyorum, deniyorsa, o zaman nasıl oluyor da bugün o yapıtları dinleyebiliyoruz, en önemlisi, o notaları hissedebiliyoruz? </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Biliniyordur, sağlık sorunları hiç eksik olmayan Beethoven, son on yılını işitme duyusundan yoksun olarak yaşadı. Pek çok yapıtının arasında 9. senfonisini bestelemesi bu dönemdedir. Tinsel yaşam olmasaydı bu iş nasıl olabilirdi? Yok, günümüz bağlamında böyle düşünüyorum, deniyorsa, o zaman nasıl oluyor da bugün o yapıtları dinleyebiliyoruz, en önemlisi, o notaları hissedebiliyoruz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Beethoven&#8217;den yazısına Fevziye Yazman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2067</link>
		<dc:creator>Fevziye Yazman</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 15:20:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/07/beethovenden.html#comment-2067</guid>
		<description>E tabii tinsel yaşam varsa...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>E tabii tinsel yaşam varsa&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>82&#8242;nci Yılında yazısına İnal Karagözoğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ilgilik.net/2008/07/01/82nci-yilinda.html#comment-1756</link>
		<dc:creator>İnal Karagözoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:52:17 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.ilgilik.net/2008/07/01/82nci-yilinda.html#comment-1756</guid>
		<description>Almanya'ya 1933 yılında egemen olan ve yol açtığı İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle bu ülkede ortadan kalkan düşüncenin adı ‘nasyonal sosyalizm’dir. Kısaca Nazizm... Bu düşünce, ırkçılığa, aşırı sağcı düşünüşe ve antisemitizme (Yahudi karşıtlığı ve düşmanlığına) dayanır. Ve Almanya bağlamındaki nasyonal sosyalist görüş, Cermen ırkının (saf Alman ırkının) öbür ırklardan/uluslardan üstün ve yetkin olduğunu savunuyordu.

Öte yandan, ‘nazi’ sözcüğü, heceleri ‘national’ ve ‘sozialismus’ sözcüklerinden alınarak oluşturulmuştu (‘nasyonal sosyalizm’in Almancası, ‘Nationalsozialismus’tur).

Diyeceğim, XIX. yüzyılda belirginleşmeye başlayan ‘nasyonalizm’ (Fr. nationalisme) ile ‘nasyonal sosyalizm’i birbirine karıştırmamak gerekiyor. Ancak şu da bir gerçek, ‘ulusçuluk’ sözcüğünün anlamını verirken dile getirilen ‘kendi ulusuna özgü şeyleri üstün tutma’ ve ‘kendi ırkını bütün başka ırklara üstün görüp onları egemenliği altına almayı isteme’ açıklamaları, olumsuz anlamları çağrıştırıyor. Ancak, tanımlamadaki “... istemeye dek varabilen öğretilerin genel adı ...” sözlerini göz ardı etmemek gerekiyor.

Şunu da eklemeliyim, yazımda ‘ulus’tan ‘uluslaşma’ya uzanan bir dizi sözcüğün anlamını verirken, bunların sözlüklerde yer alan bütün anlamlarını sıralamayı yeğledim. Bunun nedeni, yukarıda sözünü ettiğim ‘olumsuz anlamları çağrıştırma’ olgusunu ‘gizliyor’ durumuna düşmek istemeyişimdi. Atatürk’ün ‘millet (ulus)’ anlayışı ile ‘millet’e ilişkin tanımını da, hem yazıda ele alınan konunun gereği olarak hem de kendi düşüncemin ne yönde olduğu ortaya koymak için aktardım. 

Sayın Gökhan Akkoyunlu'ya, yazılarıma ilişkin sözleri ve bu açıklamayı yapmama fırsat sağladığı için teşekkür ederim.
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya&#8217;ya 1933 yılında egemen olan ve yol açtığı İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle bu ülkede ortadan kalkan düşüncenin adı ‘nasyonal sosyalizm’dir. Kısaca Nazizm&#8230; Bu düşünce, ırkçılığa, aşırı sağcı düşünüşe ve antisemitizme (Yahudi karşıtlığı ve düşmanlığına) dayanır. Ve Almanya bağlamındaki nasyonal sosyalist görüş, Cermen ırkının (saf Alman ırkının) öbür ırklardan/uluslardan üstün ve yetkin olduğunu savunuyordu.</p>
<p>Öte yandan, ‘nazi’ sözcüğü, heceleri ‘national’ ve ‘sozialismus’ sözcüklerinden alınarak oluşturulmuştu (‘nasyonal sosyalizm’in Almancası, ‘Nationalsozialismus’tur).</p>
<p>Diyeceğim, XIX. yüzyılda belirginleşmeye başlayan ‘nasyonalizm’ (Fr. nationalisme) ile ‘nasyonal sosyalizm’i birbirine karıştırmamak gerekiyor. Ancak şu da bir gerçek, ‘ulusçuluk’ sözcüğünün anlamını verirken dile getirilen ‘kendi ulusuna özgü şeyleri üstün tutma’ ve ‘kendi ırkını bütün başka ırklara üstün görüp onları egemenliği altına almayı isteme’ açıklamaları, olumsuz anlamları çağrıştırıyor. Ancak, tanımlamadaki “&#8230; istemeye dek varabilen öğretilerin genel adı &#8230;” sözlerini göz ardı etmemek gerekiyor.</p>
<p>Şunu da eklemeliyim, yazımda ‘ulus’tan ‘uluslaşma’ya uzanan bir dizi sözcüğün anlamını verirken, bunların sözlüklerde yer alan bütün anlamlarını sıralamayı yeğledim. Bunun nedeni, yukarıda sözünü ettiğim ‘olumsuz anlamları çağrıştırma’ olgusunu ‘gizliyor’ durumuna düşmek istemeyişimdi. Atatürk’ün ‘millet (ulus)’ anlayışı ile ‘millet’e ilişkin tanımını da, hem yazıda ele alınan konunun gereği olarak hem de kendi düşüncemin ne yönde olduğu ortaya koymak için aktardım. </p>
<p>Sayın Gökhan Akkoyunlu&#8217;ya, yazılarıma ilişkin sözleri ve bu açıklamayı yapmama fırsat sağladığı için teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
