Parlardı Yıldızlar

Ve Mis Kokardı Toprak…

Yıl 1949,  günlerden 3 Şubat… TBMM’de bütçe müzakereleri yapılmaktadır…  Bu sırada şaşkınlık yaratan bir olay meydana geliyor; olay basında özetle şöyle yer almıştı:

“- Ankara:

Büyük Millet Meclisi’nin bugünkü oturumunda Niğde Milletvekili İbrahim Refik Soyer’in Maliye Bakanlığı’na sözlü sorusunun müzakeresi sırasında alt kat samiin (dinleyiciler) locasında dinleyicilerden birisi Arapça ezan okumaya baş­lamış ve bu hareket Meclis Umumi Heyeti’nde büyük bir hayreti mucip olmuştur. Meclis polisleri derhal müdahale ederek bu şahsı locadan çıkarırken aynı locada diğer bir şahıs da Arapça ezan okumaya başlamış ise de bu da yakalanarak derhal locadan çıkarılmıştır. …”

*

Bu içeriğin devamını oku »

  • Share/Bookmark

Alaturkanın Alafrangalaşması

Vıyk Vıyk…

TRT’nin ‘Alaturka Solist’ yarışması, çok yazık, adıyla bütünleşti.

Türk müziğine yaygın olarak ‘alaturka’ (alaturka musiki, alaturka müzik) denmesi hadi bir ölçüde su götürür… Ne de olsa, bu söz, galatımeşhur niteliği kazanmış sözlerden biri. Galatımeşhurlarımız, yani, genelleşmiş olduğundan yanlış-doğru demeden kullanageldiğimiz sözlerimiz pek çok… Bu yaygın ‘alaturka yanlışlık’ müzik çevrelerinde yapılmasın yeter, diyelim ve bu çevrelerin güçlenmesiyle ‘alaturka’ lafı toplum katında zamanla unutulur, diye umut edelim.

‘Alaturka müzik’ olgusuna bakışımda beni bu ödün verme, daha doğrusu pes etme noktasına getiren etmen, aslında, bu yarışmanın, adını hak etme yolunda günden güne daha da başarı göstermesi. Örneğin, yarışmacıların değerlendirilme ölçütünün müzikdışı alanları gereğinden çok kapsamasından tutun da saz heyetinin ‘vıyk vıyk’ diye sesler çıkarmasına kadar bir dizi alaturkalıklar…

Bilmiyorum, bu izlencenin yapımcısı kim… TRT’nin genelağ alanındaki “TRT Türk Müziği’ni geliştirmeye yönelik projelere imza atmaya devam ediyor” sözünden benim anladığım, ‘Alaturka Solist’ Yarışması TRT’nin yapımı. Bu ne demek? Bu alaturkalıklar hiç ama hiç yakışmıyor TRT’ye demek. Ya da, TRT bu duruma düşmüşmüş de haberimiz yokmuş, demek…

Yeri geldi de söylüyorum: Türk müziği saz heyetine ‘orkestra’ denmesi olacak şey değil!…

Bu içeriğin devamını oku »

  • Share/Bookmark

‘Alaturka’nın Alaturkalığı!

  

‘Alaturka Solist Yarışması’…

  

Televizyonda bir yarışma daha başladı. Bu, TRT’nin ‘Alaturka Solist’ yarışması… Elemelerinden görüntüler on gün kadar önce yayımlanmıştı; dün gece de ilk bölümü geldi beyazcama. TRT 1′de… On dört yarışmacının birincisi, ‘Alaturka Solist’ unvanını kazanacak, yüz bin yeni lira da para ödülü alacak. Yarışma, cuma akşamları…

Dün geceki yayında, bu yarışmanın, 2004 yılında düzenlenen ‘Alaturka Beste’ yarışmasının ikinci aşaması olduğu belirtildi. TRT’nin daha önce yaptığı duyurudan da, amacın, “Türk sanat müziğine yeni sesler ve yeni yüzler kazandırmak” olduğu anlaşılıyor.

Her kültürel değerimiz gibi müziğimizin de kimlik yitimine uğradığı acı bir gidiş var. Bir çürüme, bir çöküntü süreci… Böyle uğursuz bir süreçte müziğimize olumlu katkısı olacak her adım alkışlanmalı. Bu yarışmayı, işte bu anlayışla yürekten alkışlıyorum…

‘Alaturka’nın Alaturkalığı…

Bu içeriğin devamını oku »

  • Share/Bookmark

Şarkıların Türkülerin Ettiği…

Bu İşler Akıl Yürütmeye Gelmiyor

 
 
Anlatılar, -roman, öykü, oyun yazısı, …, masal, yazarının kimliğini ele verir mi? En azından ondan izler taşır mı? Yanıtların “evet” ağırlıklı olacağını sanıyorum. Yazarların söyleşilerde dile getirdiklerinden de çıkarıyorum bu sonucu.
Şiirler?
Ya öbür sanatsal yapıtlar? Örneğin besteler?
Benim yanıtım “evet” yönünde.
Ama iş, omurgası söz (güfte) olan müzik yapıtlarına gelince, doğrusu bu ya, kararsız kalmaktayım. Hemen ekleyeyim, bu işte opera ile opereti ayrı tutuyorum. Açıklamaya çalışayım:

Bu içeriğin devamını oku »

  • Share/Bookmark

Bir Sözcüğün Düşündürdükleri

 Hicaz İllerine Varınca…

Akşam, dediler, koyda ‘hicaz’ yükselecekmiş,

Gam faslına sevda katan eylül gelecekmiş;

Yaz bitti demek, çek bakalım sahile doğru;

Aşk va’d edip efkâr satan eylül gelecekmiş…

Bu içeriğin devamını oku »

  • Share/Bookmark