Bugün 18 Mart

DeÄŸiÅŸen Bir Åžey Yok!

Bugün günlerden 18 Mart. Ulusal takvimimizde Şehitler Günü olarak yer alan bu günün özel adı ise, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü.

Ulusal tarihimiz, 93 yıl önce bugün dünya tarihiyle kesiÅŸmiÅŸti; o gün, I. Dünya Savaşı‘nın içinde özel bir yeri olan Çanakkale SavaÅŸları baÅŸlamıştı.

Çanakkale’nin geçilmez olduÄŸunu anlayacak olan saldırganlar, 1915 Kasımı’nda savaşı sona erdirmeye karar verip çekilmeye baÅŸlayacak, 9 Ocak 1916′da da savaÅŸ resmen sona erecektir.

Tarafların toplam 550 bin dolayında kayıp verdiği bu savaş niye çıkmıştı? Amaç neydi?

Bu içeriÄŸin devamını oku »

Ülkemize Özgü Bir Kutlama

Tıp Bayramı

Tıp, yalnızca bu meslek erbabını deÄŸil herkesi çok çok yakından ilgilendiren yaÅŸamsal bir konu. Hastalıkları, sakatlıkları iyileÅŸtirmek, hafifletmek ya da önlemek amacıyla baÅŸvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların hepsini bu kısacık sözcükle adlandırıyoruz. ‘Hekimlik’ de denir. Her iki sözcüğü de Arapçadan almışız.

Tıpçılara tabip ya da hekim demek gerekirken, doktor demek âdet olmuÅŸ. Tıp öğreniminin doktora aÅŸamasını da kapsıyor olmasından, yani, doktora yapmadan hekim olunamayacağından kaynaklanan bir durum…

Her ne hikmetse doktor sözünü pek sevmişiz. Oysa, bir Tokat türküsünde ne diyor yüreği yanığım:

Bu içeriÄŸin devamını oku »

Varlığımızla Özdeşleşmiş Bir Günün Yıldönümü

  

İstiklal Marşı, Mehmet Akif,

Mehmet Akif Ersoy Evi

Dün, İstiklal Marşımız’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabulünün 87′nci yıldönümüydü. Yıldönümü dolayısıyla İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü kapsamında törenler düzenlendi. Bunlardan biri de, Ankara’da CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı törendi. Tacettin Dergâhı ve Mehmet Akif Ersoy Kültür Parkı’nda düzenlenen bu tören çerçevesinde, onarılıp eski durumuna getirilen müze ev Mehmet Akif Ersoy Evi’nin açılışı da yapıldı.

Her bağımsız ülkenin bağımsızlığını simgeleyen bir ‘ulusal marÅŸ’ı var. Biz, ulusal marşımıza özel bir ad vermiÅŸizdir: ‘Ulusal Marşımız’ demeyiz ona; bizimki, ‘İstiklal Marşımız’dır. KurtuluÅŸ Savaşımız’dan Cumhuriyetimiz’e uzanan tarihsel süreçte, önce ulusumuzun bağımsızlık istenciyle, KurtuluÅŸ’tan sonra da bağımsızlığımızla özdeÅŸleÅŸmiz bir ad…

Bu anlamlı yıldönümü dolayısıyla, buraya, Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı ‘nın genelaÄŸ alanından konuya iliÅŸkin üç yazı taşımak istiyoruz: Bu içeriÄŸin devamını oku »

Bir Takvim

Belirli Gün ve Haftalar*

 

TARİH

ADI

OCAK

Bu içeriÄŸin devamını oku »

14 Mart Tıp Bayramı Arifesinde…

Anıya Dönüşmüş Aynıyle Vaki Klinik Bir Vaka

Her Tıp Bayramı geldiÄŸinde, artık gülüp geçtiÄŸim bir olayı anımsarım. Olay, ülkemizin pek tanınmış üniversite hastanelerinin birinde benim başımdan geçtiydi. Yatan hastaydım…

Yıl 1998, aylardan Mart; nöroloji kliniÄŸinde birtakım tetkiklerim yapılacaktı… Tetkikler arasında anjiyo da vardı. Türlü türlü anjiyo olduÄŸunu daha sonraları öğrenecektim, bana bu yapılacakta, kasıktan geçen büyük damardan giriliyor, verilen özel ilaç yardımıyla beyni besleyen damarların durumu inceleniyormuÅŸ. İşlem bittiÄŸinde, hastanın en az yirmi dört ssat sırtüstü yatması ve doku aralarına kan sızmasını önlemek için de damara girilen yere üç kiloluk bir ağırlık konması gerekiyormuÅŸ. ‘Ağırlık’ dedikleri, bu iÅŸe özel bir kum torbasıymış…

Her neyse, sırası geldi, anjiyomu oldum. Bana da uzun uzun, sıkı sıkı tembih edildi: “Sırtüstü yatacaksın, bacak düzgünce uzatılmış olacak, ayaÄŸa kalkmak yok, tuvalete vs.’ye gitmek yok ve ‘ağırlık’ kesinlikle tatbik edilecek!”

Hekimlerin tembihatını harfiyen yerine getirmeye çalışıyorum, ama küçük bir eksiklik var: o üç kiloluk kum torbası yok! Bir türlü bulunamıyor… E ne yapılıyor? İçersinde  soÄŸutulmuÅŸ su bulunan, üç-dört parmak kalınlığında, bir buçuk karışa bir karış büyüklüğündeki serum torbasına kum torbası muamelesi yapılıyor.

Bu içeriÄŸin devamını oku »