Duayen, Diva ve Femi Muhsin

Üç Tanımlama, Üç Yanlış…

İletişim olanaklarının çoğalıp yaygınlaşması güzel bir şey. Bu yöndeki gelişmelerin katlanarak sürmesi de… Dünyamızda durum bu.

Bu durum bağlamında ben şöyle düşünmeden edemiyorum: eğer bir ülkenin dünyadaki gelişmelere katkısı yoksa, orada şu iki yoldan birine gidilecektir: ya bu gelişmelerden uzak kalınacaktır ya da hazıra konulacaktır. Her iki olasılık da o ülkenin zarar görmesi sonucuna yol açar.

Bir ülkenin dünyadaki gelişmelere katkısının olmaması ne demek? O ülkenin insanlarının bilgi ortalamasının dünya ölçülerine göre düşük olması demek.

Sözü uzatmadan sonuca bakalım: Bu içeriğin devamını oku »

Karla Gelen Emektup

İleti İçinde ‘İleti’

  

‘Düzyazılar/Deneme’ bölümündeki ‘kar’lı yazımı okuyan bir dostum, “Eğer yazının dilini anlamayanlar varsa, onları bu hâle getiren eğitim sistemi utansın. Okullarda Divan Edebiyatı neredeyse hiç okutulmuyormuş” diye başlamış emektubuna.  

Dostum ben yaşlarda… Mektubunda dedikleri, ilk bakışta, eskilerde kalmışların aralarında dertlenmeleri gibi gelebilir. Değil. Onu iyi tanıyorum: günceli, yaşadıklarıyla ve gelecekle birlikte algılayan bir aydınlık kişi… Kısacık iletisine, hemen herkesin pay çıkaracağı ‘iletiler’ sıkıştırıvermiş:

“Herhalde 6-7 yıl olmuştur. Bir öğlen vakti yemekten döndüm, gençler bilmece çözüyorlarmış. ‘Neşe Hanım, gölge nedir’ diye sordular. Hiç düşünmeden ‘saye’ dedim.  Boşluğu dolduruvermiş.

Bu içeriğin devamını oku »