09, Ağu, 2010 at 20:58 (Başkaca (Dy), Başkaca (İ), Düşünceler, Makale)
Aydınların Sorumlulukları?
Hürriyet gazetesinden Fatih Çekirge bugünkü yazılarının üçüncüsünde, Amerikalı muhalif düşünür dilbilimci Avram Noam Chomsky’nin bir sözünü aktarmış: “Bir üniversitenin özgür bir topluma yapabileceği en temel katkı, serbest fikir alışverişine, eleştirel analize, deneyciliğe, yeni fikirlerin keşfine, toplumsal sorunların araştırılmasına ve değerlendirilmesine adanmış bir kurum olarak bağımsızlığını korumasıdır. Bunun dışında üniversite özgür değil (değilse -İK) ve kendisini başka güçlerin etkisiyle sınırlarsa kamunun güvenine ihanet etmiş olur…”
Rus göçmeni Yahudi asıllı bir aileden gelen Chomsky’nin dedikleri, hem Çekirge’nin yazısında dile getirilen duruma hem de köşe başlarına ‘kiosk’* kondururcasına girişilen ‘üniversiteleşme hareketi’nin yol açtığı olumsuzluklara merhem olacak bir öğüt. Çekirge, güzel bir anımsatma yapmış…
Bu içeriğin devamını oku »
Yorumlar
24, Tem, 2010 at 16:34 (Başkaca (Dy), Belirli Gün ve Haftalar, Günlük, Her Açıdan)
Yeni Bir Sisli Durum
“Sarmış yine âfâkını bir dûd-i muannid,
Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.
Bu içeriğin devamını oku »
2 Yorumlar
30, May, 2010 at 12:04 (Deneme, Her Açıdan, Müzik)
Koca Alanda Bir Beyaz Lale…

Hadise koca alanda tek başına…
Bu içeriğin devamını oku »
3 Yorumlar
18, Nis, 2010 at 13:18 (Dil Yazıları, Her Açıdan)
Yazı Yazmak İçin Bahane
Benim şu üst çapraz komşum iyidir hastır da zaman zaman aklını bir şeylere takar ve o zaman çekilmez bir ihtiyar olur. Örnek mi? Bir ara, Türkçesi ya da Türkçede yerleşmiş karşılığı olan yabancı sözcük kullanılmasına deli oluyordu. En çok da ‘konsensus’ lafına… Her nedense… Sonra sonra bu durumlara alıştıydı. Sanırım, bu alışmada şöyle bir ortak yargıya varışımızın payı büyüktür: “İnsanlar, genellikle, ‘ne kadar bilgili, ne kadar uzman, yabancı yayınları ne kadar da günü gününe izleyen’ birisi oldukları izlenimini yaratmak için böyle yapıyorlar; engel olamayız”. İşin hoş yanı, böyle yapanlar, genellikle sözcüklerin kimini İngilizcedeki, kimini de Fransızcadaki söylenişleriyle kullanıyorlardı. Niye? Uzun süre Fransız kültürü aşılanmaya çalışılmış bir toplum dünyanın gidişatına uyup Amerikancılığa yönelmişti de ondan… Bu kanaatimizi de bir yere yazdıktan sonra şöyle bir örnek oluşturup gülmüştük: “Bu finansal enstrümanlardan hangisinin realize edileceği, tüm opsiyonlar dikkate alınmak suretiyle, direkt olarak menicmınt departmanımıza bağlı olan …..”
İşte böylecene ‘Türkçesi ya da Türkçede yerleşmiş karşılığı olan yabancı sözcük kullanma’ konusunu rafa kaldırmıştık. Eh, n’apalım, varsın birileri de böyle tatmin olsundu… Üstelik, biz de zaman zaman böyle şeyler yapar olmuştuk… İdare edip gidiyorduk.
Bu içeriğin devamını oku »
Yorumlar
11, Nis, 2010 at 21:14 (Deneme, Her Açıdan)
En Azından Neleri Bilmek Gerekiyor?
PTT’nin adı var da kendi yok gibi: gönderiler az biraz (!) geç ulaşıyor sahiplerine… Hoş, özel taşıyıcılık kuruluşları da bir âlem oldu ya… Her neyse… Dün, üst çapraz komşum, benim Çağdaş Türk Dili dergisini apartmanın girişinde yerlerde sürünürken bulmuş, getirip verdi. PTT dağıtıcıları artık getirdiklerini kapı aralıklarından sallayıp gidiyorlar. Özelleştirme sürecinin nimetleri bunlar… Hesap soracak yer de bulamazsın kolayına.
Bu içeriğin devamını oku »
Yorumlar
08, Nis, 2010 at 12:57 (Ayrıksı, Deneme, Her Açıdan)
Ancak…
Dün bana göre iyi bir şey oldu, muhalif kanadın bir üyesinden, Demokratik Sol Parti’den iktidarın anayasada değişiklik paketine ‘şartlı destek’ işareti geldi.
Bu içeriğin devamını oku »
Yorumlar