Gerçek Bir Dostun Ardından
30, May, 2009 at 05:08 (Anı, Başkaca (İ))
Pünhan Necef oğlu Abdullayev
Muzaffer Bilgili*
Bu yazı toplamda 1162, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.En son 11 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
30, May, 2009 at 05:08 (Anı, Başkaca (İ))
Pünhan Necef oğlu Abdullayev
Muzaffer Bilgili*
Bu yazı toplamda 1162, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.En son 11 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
26, May, 2009 at 07:14 (Günlük)
Günler Öncesinden Verilen Yanıt
Birtakım çevrelerin Türkan Saylan’ın cenazesine ilgi göstermemesi günlerce türlü açılardan irdelendi. Oysa, simge insan Saylan, bu konuda da geçerli olan tartışılamaz tanısını günler önceden koymuştu: “Onlar emir kulu.”
Bu yazı toplamda 726, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.En son 12 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
24, May, 2009 at 23:18 (Sorunlar (D))
Bir İnci Yatağı
Eğitim konusunda işlerin günden güne ne kadar hızla kötüye gittiğini görmek için aşağıya aynen aldığım duyuruya bakmak yeterli. Bu duyuru, bugün bana eposta yoluyla bir dersaneden geldi:
“Özel ders ve birebir eğitimde İstanbul’un en büyüğü olan yeninesil öğretmen grubuna başvurun sizde hedeflediğiniz başarılara ulaşın.
SBS-ÖSS ve ara sınıflara takviyede profesyonel ekibimizden yararlanmanız ve % 100 başarı elde etmeniz için sizleri bekliyoruz.”
Bu yazı toplamda 432, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.En son 12 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
19, May, 2009 at 07:10 (Belirli Gün ve Haftalar, Günlük)
İki Kutlu Günün Yıldönümü
Bugün, 19 Mayıs 2009. Kurtuluş’a giden büyük yürüyüşe ilk adımın atılışının 90’ıncı yıldönümü…
Bu yazı toplamda 928, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.En son 10 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
18, May, 2009 at 10:22 (Başkaca (İ), Bu Alandan, Günlük)

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, bugün saat 04.30’da vefat etmiştir.
Bu yazı toplamda 431, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.En son 11 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.
17, May, 2009 at 13:06 (Anı, Her Açıdan, Sorunlar (İ))
‘Gâvur Ali’
‘Pekrik Madam ile Muzaffer Öğretmen’, benden on üç buçuk yaş küçük olan kız kardeşimin bir yazısıydı. Sanırım, okuyanlarının türlü bağlamlarda az ya da çok bir şeyler düşünmesine kapı aralamıştır. Belki bazı anıları da canlandırmıştır… Bende öyle olduydu.
İlk delikanlılık çağını geride bırakıp da olguları irdeleme dönemine ayak basar basmaz yaptığım şeylerden biri de, ortak tatlı anılarımız bulunan bu Ermeni ailesinin içinde yer aldığı yurttaşlarımıza ilişkin yeni bigiler edinmek olmuştu. Çıkış noktam, Pekrik Madam’ın kocası ‘Gâvur Ali’nin bir kış gecesi soba başında babamla söyleşirken söylediği sözlerdi: “Çok çekti iki millet de Fikret Beyciğim…” Ailece bize misafirliğe gelmişlerdi. O tarihlerde yalnızca bir kardeşim vardı.
Bu yazı toplamda 392, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.En son 12 03 2010 tarihinde görüntülenmiş.