Türkçeyi Sevmek

Önce Abecemiz!…

Cumhuriyetimiz‘in eÄŸitim ve kültür alanında gerçekleÅŸtirdiÄŸi devrimlerin ikincisi harf devrimi. Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun‘la yapılan bu düzenleme, 3 Kasım 1928 tarihli ve 1030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Numarası 1353.

Bu on bir maddelik yasa, yayımıyla yürürlüğe girmiÅŸ görünse de, türlü baÄŸlamlarda on iki geçiÅŸ hükmü içeriyor: 563 güne yayılan yumuÅŸak bir geçiÅŸ süreci… Eski yazı taşıyan para, hisse senedi, tahvil, bono, pul ve deÄŸerli kâğıtlar ile hukuksal niteliÄŸi olan bütün belgeler için de deÄŸiÅŸtirilmedikleri sürece geçerlilik… DiyeceÄŸim, bu yasa, bazı kiÅŸilerin, çevrelerin ruhsal sarsıntılara düçar olmalarına yol açacak bir ÅŸey deÄŸil… ‘AkÅŸamdan sabaha’ bir durum yok ortada. Ya ne var? Cumhuriyet’in, bu yeni devletin, yurttaÅŸların kısa sürede okuryazar olmalarını saÄŸlamaya yönelik iradesi var. Bu irade, öyle böyle deÄŸil: 1 Ocak 1929 günü Millet Mektepleri açılacaktır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1928 günü kabul ettiÄŸi Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ÅŸu: 

«Madde 1- Åžimdiye kadar Türkçeyi yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Latin esasından alınan ve merbut (ekli) cetvelde ÅŸekilleri gösterilen harfler ‘Türk harfleri’ unvan ve hukuku ile kabul edilmiÅŸtir.

Madde 2- Bu Kanunun neşri (yayımı) tarihinden itibaren Devletin bütün daire ve müesseselerinde ve bilcümle (bütün) şirket, cemiyet ve hususi müesseselerde Türk harfleriyle yazılmış olan yazıların kabulü ve muameleye (işleme) konulması mecburidir.

Madde 3- Devlet dairelerinin her birinde Türk harflerinin Devlet muamelatına (iÅŸlemlerine) tatbiki tarihi 1929 Kânunusanisi’nin (Ocak ayının) birinci gününü geçemez. Åžu kadar ki, evrakı tahkikiye ve fezlekelerinin (soruÅŸturma yazı ve özetlerinin) ve ilamların (mahkeme kararı yazılarının) ve matbu (basılı) muamelat cetvel ve defterlerinin 1929 Haziran iptidasına (başına) kadar eski usulde yazılması caizdir.

Verilecek tapu kayıtları ve senetleri ve nüfus ve evlenme cüzdanları ve kayıtları ve askeri hüviyet ve terhis cüzdanları 1929 Haziranı iptidasından itibaren Türk harfleriyle yazılacaktır.

Madde 4- Halk tarafından vaki müracaatlardan eski Arap harfleriyle yazılı olanlarının kabulü 1929 Haziranı’nın birinci gününe kadar caizdir. 1928 senesi Kânunuevveli’nin (Aralık ayının) iptidasından itibaren Türkçe hususi veya resmi levha, tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile kezalik Türkçe hususi, resmi bilcümle mevkut (süreli), gayrı mevkut (süresiz) gazete, risale ve mecmuaların (dergilerin) Türk harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir.

Madde 5- 1929 Kanunusanisi iptidasından itibaren Türkçe basılacak kitapların Türk harfleriyle basılması mecburidir.

Madde 6- Resmi ve hususi bütün zabıtlarda (tutanaklarda) 1930 Haziranı iptidasına kadar eski Arap harflerinin stenografi makamında istimali (kullanılması) caizdir. Devletin bütün daire müesseselerinde kullanılan kitap, kanun, talimatname, defter, cetvel kayıt ve sicil gibi matbuaların 1930 Haziranı iptidasına kadar kullanılması caizdir.

Madde 7- Para ve hisse senetleri ve bonolar ve esham ve tahvilat ve pul ve sair kıymetli evrak ile hukuki mahiyeti haiz (hukuksal niteliği olan) bilcümle eski vesikalar değiştirilmedikleri müddetçe muteberdirler (geçerlidirler).

Madde 8- Bilumum (Bütün) bankalar, imtiyazlı ve imtiyazsız ÅŸirketler, cemiyetler ve müesseselerin bütün Türkçe muamelatına Türk harflerinin tatbiki 1929 Kânunusanisi’nin birinci gününü geçemez. Åžu kadar ki, halk tarafından mezkûr (anılan) müesseselere 1929 Haziranı iptidasına kadar eski Arap harfleriyle müracaat vaki olduÄŸu takdirde kabul olunur. Bu müesseselerin ellerinde mevcut eski Arap harfleriyle basılmış defter, cetvel, katalog, nizamname (tüzük) ve talimatname (yönetmelik) gibi matbuaların (basılmış ÅŸeylerin) 1930 Haziranı iptidasına kadar kullanılması caizdir.

Madde 9- Bütün mekteplerin Türkçe yapılan tedrisatında (öğretiminde) Türk harfleri kullanılır. Eski harflerle matbu (basılı) kitaplarla tedrisat icrası memnudur (yasaktır).

Madde 10- Bu Kanun neşri (yayımı) tarihinden muteberdir (geçerlidir).

Madde 11- Bu Kanunun ahkâmını (hükümlerini) icraya İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) memurdur.»

 

*

Åžimdi de, abecemize iliÅŸkin bu anımsama yazısına, Dil DerneÄŸi‘nin genelaÄŸ yerinden bir alıntı eklemek istiyorum:

«29 HARF YETER!

Atatürk’ün öncülüğünde yapılan Harf Devrimiyle kazandığımız 29 harf yeterlidir. Ne doÄŸudan, ne batıdan harf almak gerekir. Atatürk’ün Harf Devrimini yasayla güvence altına almasının önemi günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır; “bazı sesleri daha iyi karşıladığı” sanılan Arap abecesini dinsel açıdan köprü yapmaya çalışmak yanlıştır.   

Üstelik çokları bu 29 harfi nasıl söyleyeceÄŸini hâlâ öğrenememiÅŸtir. Bu nedenle ikide bir toplumun kafasını karıştıranları bir kez daha uyarıyoruz. Sorun ne abecemizdedir, ne dilimizde… Sorun Türkçe sevgisi eksikliÄŸidir. Sular tersine akmaz; Harf ve Dil Devrimleri yok sayılamaz! Sayılamayacağını tarih onlarca kez kanıtlamıştır. Tarih, Atatürk’ü yüzlerce kez doÄŸrulamıştır!  

Türkçeyi sevmek yeter!»

Dil DerneÄŸi’nin güncelleme tarihi 16 Nisan 2007 olan bu yazısında, baÅŸka dillere özenerek ‘c’ harfini ‘si’, ‘f’ harfini ‘ef’, ‘h’ harfini ‘eyç/aÅŸ’, ….. diye okumanın yanlış ve dilimize, abece yasasına saygısızlık olduÄŸu da belirtilmekte.

İş bu kadarıyla kalsa iyiydi… Åžimdilerde, son hecesi ‘k’yle sonlanan özel adlarda, pek az sayıdaki kuraldışı sözcük dışında -e ve -i hallerinde bu ‘k’nin yumuÅŸayacağı kuralı rafa kaldırıldı. Haber okuyucusundan üst konumdakilere dek bu böyle… Ben travmalardayım, baÅŸkalarını bilmem… Hele de ÅŸu baÄŸlantıya bir göz atarsam: Türkiye Okula Gidiyor.

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 25 Temmuz 2008

© 2008 İK

RSS besleme.Bu yazı için · Geri İzleme URL

Yorum yap