28, Tem, 2008 at 10:42 (Başkaca (İ), Günlük, Her Açıdan)
‘Telekulak’ Deniyor ya…
Geceleri aÄŸzımızdaki bakterilerin diÅŸlerimizin üzerinde yaptığı çalışmanın sesini doÄŸrudan duymamız nasıl olanaksızsa, yıldızların, gezegenlerin dönerken çıkardıkları sesleri de duymamız öyle olanaksız… Ama bilim boÅŸ durmuyor, o sesleri duymamızı saÄŸlıyor. AÅŸağıdaki baÄŸlantıda, uzaydan sesler var. Derinliklerden de çok çok yakınımızdan da…
*
Bilim boÅŸ durmuyor, dedim; her gün yeni yeni ÅŸeyler… İşte, Yerseliyle, yereliyle telekulaklar da onun elinden çıkma. Ve hukuk, bu görece duraÄŸan sistem, ona yetiÅŸmeye çalışıyor. Bu içeriÄŸin devamını oku »
Yorumlar
27, Tem, 2008 at 18:23 (Başkaca (DY), Belirli Gün ve Haftalar)
 İsmet Paşa Neler Demişti?
“Efendiler!
Bu ülkenin kaynaklarının ne kadar güçlü, ne kadar bol olduğunu bizden daha iyi bütün dünya bilir. Düşünülebilir mi, erişilmez hedeflere varmak için olanaksızlıkların, maddi zorlukların üstesinden gelen bir ülke ve bir ulus altın hazinelerinin üzerinde otursun, ancak, kapısını açmayı bilmediğinden fakir kalsın ve  acıları/sıkıntıları dindiremesin? Asıl nokta, kaynağın kendisine sahip olup olmamaktır. Eğer ülkede güç kaynağı, zenginlik kaynağı, gelişim kaynağı yoksa, bunu yaratmak kimsenin elinde değildir. Herhangi bir taş parçası demir yapılamaz. Fakat, eğer bu kuvvet varsa, eksik olan, bunu geliştirmek için bilimdir, deneyimdir, beceridir, zamandır; ve bunların hepsi, insanın gücü, yeteneği dahilinde olan etmenlerdir. Ve bunların hepsi, akla gelmez güçlükleri yenmiş olan, bütün dünyaya karşı verdiği siyasal savaşımında ve savaşta varlığını kanıtlamış olan bir ulusun gücünü aşmaz. Geleceğe tam bir güvenle bakıyoruz. Bizim nüfusumuzu, hayatımızı en yüksek uygarlık düzeyine çıkarmak için her türlü kaynak ve araç vardır.
Efendiler!
Bu araç ve kaynakları işletmek için, ulusun büyük bir geleceğe doğru yürümesi için olanak veriniz. Barış dönemi gelmiştir. Tarif ettiğim bu güzel, kutsal ve her türlü yaşam koşullarına sahip bulunan ülkenin gelişmesini sağlamaya hemen başlamak zamanı gelmiştir. Ulusun asıl işlerini yerine getirmek, barış ve esenlik öğesi, ilerlemeyi sağlayıcı ve uygar olmak için yetenek ve kararına yol gösteriniz.
Bu içeriÄŸin devamını oku »
Yorumlar
25, Tem, 2008 at 19:32 (Başkaca (DY), Başkaca (İ), Dil Yazıları)
Önce Abecemiz!…
Cumhuriyetimiz‘in eÄŸitim ve kültür alanında gerçekleÅŸtirdiÄŸi devrimlerin ikincisi harf devrimi. Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun‘la yapılan bu düzenleme, 3 Kasım 1928 tarihli ve 1030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Numarası 1353.
Bu on bir maddelik yasa, yayımıyla yürürlüğe girmiÅŸ görünse de, türlü baÄŸlamlarda on iki geçiÅŸ hükmü içeriyor: 563 güne yayılan yumuÅŸak bir geçiÅŸ süreci… Eski yazı taşıyan para, hisse senedi, tahvil, bono, pul ve deÄŸerli kâğıtlar ile hukuksal niteliÄŸi olan bütün belgeler için de deÄŸiÅŸtirilmedikleri sürece geçerlilik… DiyeceÄŸim, bu yasa, bazı kiÅŸilerin, çevrelerin ruhsal sarsıntılara düçar olmalarına yol açacak bir ÅŸey deÄŸil… ‘AkÅŸamdan sabaha’ bir durum yok ortada. Ya ne var? Cumhuriyet’in, bu yeni devletin, yurttaÅŸların kısa sürede okuryazar olmalarını saÄŸlamaya yönelik iradesi var. Bu irade, öyle böyle deÄŸil: 1 Ocak 1929 günü Millet Mektepleri açılacaktır. Â
Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin 1 Kasım 1928 günü kabul ettiÄŸi Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ÅŸu:
Bu içeriÄŸin devamını oku »
Yorumlar
21, Tem, 2008 at 18:15 (BaÅŸkaca (DY))
Tevhid-i Tedrisat Kanunu
«Kanun Numarası: 430
Kabul Tarihi: 3.3.1340
Madde 1- Türkiye dahilindeki bütün müessesat-ı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekâleti’ne merbuttur.
Madde 2- Åžer’iye ve Evkaf Vekâleti veyahut hususi vakıflar tarafından idare olunan bilcümle medrese ve mektebler Maarif Vekâleti’ne devir ve raptedilmiÅŸtir.
Bu içeriÄŸin devamını oku »
Yorumlar
09, Tem, 2008 at 17:00 (Her Açıdan)
Akıllı Olmanın Bedeli
            
Voltaire (François-Marie Arouet)
(1694-1778, Paris)
Bu içeriÄŸin devamını oku »
2 Yorumlar
07, Tem, 2008 at 21:53 (Müzik)
3 Yorumlar