Yanıtı Aklımda Yazılı

Hangisi Daha Çirkin?

Arada unutulup gidecek… Art arda gelen olaylar sayıca da önemce de öylesine çok… Artık, DışiÅŸleri Bakanı Ali Babacan’ın geçen ayın sonlarında AB Parlamentosu’nda söylediÄŸi sözlerin de lafı edilmeyecek; bir süre, ‘Anayasa Mahkemesi’ ve ‘anayasa’ konuÅŸulacak, sonra yeni yeni ÅŸeyler…

Bakan Babacan ne demiÅŸti? Belki daha ÅŸimdiden unutan vardır, anımsatayım: “Türkiye’de Müslüman çoÄŸunluk dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor.”

Babacan’ın bu veciz sözleri rafa kaldırılmazdan önceki gazeteleri son bir kez daha tarıyorum: basmakalıp haberler, türü türlü deÄŸerlendirmeler… Alkışlayanlar, kınayanlar… ÖrneÄŸin, Milliyet’te Hasan Cemal, DışiÅŸleri Bakanı Babacan’a bu kadar tepki neden diye sormuÅŸ köşesinden; Hürriyet’ten Oktay EkÅŸi, Babacan’ın ÅŸikâyeti demiÅŸ, ErtuÄŸrul Özkök de Böyle bir iftira görülmedi… Vb…

Alkışlamak elimden gelmez, bunu erbabına bırakıyorum, ama başım kel deÄŸil ya, Babacan’ın bu dedikleriyle ilgili ben de birkaç ÅŸey yazmak isterim defterime:

DışiÅŸleri Bakanımız’ın yaptığı bu iÅŸi tartarken ‘şikâyet etmek’ ile ‘iftira etmek’ sözlerinden hangisini seçmek gerekir?  

Hele bir bakayım, sözlükler ne der?

şikâyet etmek: 1) Sızlanmak; 2) birinin yaptığı yanlış bir iş ya da davranışı daha üst makamdakine bildirmek.

iftira etmek: /birisine/ Kasıtlı ve asılsız suç yüklemek, kara çalmak, karalamak.

Bir de gammazlamak fiili var; anlamı, 1) Söz getirip götürmek; 2) birisinin yaptığı iÅŸi, söylediÄŸi sözü yermek, kötülemek: 3) birisini yerip çekiÅŸtirmek; 4) /birisini birisine karşı/ fitlemek… Ama iÅŸi o kadar dallandırıp budaklandırmaya gerek yok. Ben yanıtı buldum…

Evet, yanıtı buldum; ama buraya yazmayacağım.

Ve bir soru daha soruyorum kendime: bu fiillerden hangisi daha çirkin?

Bunun da yanıtını veriyorum, ama onu da buraya yazmayacağım. İkisini aklımda tutabilirim…

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 6 Haziran 2008

© 2008 İK

RSS besleme.Bu yazı için · Geri İzleme URL

Yorum yap