Yılın Anneleri

Ve Nene Hatun… (*)

Yarın anneler günü… Geçen kutlamadan bu yana nice ananın ciÄŸeri yandı; onların her biri yılın annesi. Ve nice anne de göçüp gitti… Aramızdan ayrılanlara rahmet, geride kalanlara dayanma gücü, sabır dileyelim.

*

Bu evrensel gün ülkemizde elli üç yıldır kutlanıyor. Yılın annesi seçilen ilk büyüğümüz Nene Hatun. Yıl 1955. 

Nene Hatun?

Tarihimizde kısaca 93 Harbi diye anılan bir savaÅŸ vardır: 1877-78 Türk-Rus Savaşı… Nene Hatun, iÅŸte bu savaÅŸ sırasında Erzurum’da halkın yazdığı ünlü kahramanlık destanı Aziziye Tabyası Savunması‘nın yaÅŸayan tek tanığıydı. Yalnızca tanığı mı? O, bir Aziziye kahramanıydı da… Bu özelliÄŸi dolayısıyla ilk anneler günümüzde Nene Hatun’a Anneler Annesi unvanı da verilmiÅŸti.

Nene Hatun, bu unvanları alışından çok kısa bir süre sonra, 22 Mayıs 1955′te, doÄŸum yeri olan Erzurum’da 98 yaşında gözlerini yaÅŸama yumdu.

O ÅŸimdi, kurtarılması için bir önder olarak savaÅŸ verdiÄŸi Aziziye Tabyası’nda yatıyor.

*

Bugün evrensel bir nitelik kazanmış olan anneler günü nasıl doğmuş?

Kısaca şöyle:

Yıl 1906. ABD’nin Filadelfiya kentinde yaÅŸayan Ana Jarvis adındaki kız, annesinin ölümüne pek üzülmüş, neredeyse yaÅŸamla olan bütün baÄŸlarını koparmıştır. Bir süre sonra, Jarvis’in bu acısı, onun kafasında güzel bir düşünceye kapı açar: yılın bir gününü annelere ayırmak ve o günü, ayrı kaldığımız annelerimizin anılarıyla süslemek. Jarvis, bu düşüncesini önce arkadaÅŸlarına anlatır; onların da bunu benimsemesiyle hep birlikte kentin belediye baÅŸkanına gidip bir anneler günü önerisinde bulunurlar. Belediye baÅŸkanı öneriyi pek beÄŸenir ve bu konuda hemen ortak bir giriÅŸim baÅŸlatılarak güçlü bir kamuoyu yaratılır. Çalışmalar kısa sürede istendiÄŸi gibi sonuçlanacaktır: Amerikan Kongresi, mayıs ayının ikinci pazar gününün anneler günü olarak kutlanmasına karar verir.

*

Biz anneler gününü kutlamaya baÅŸladığımız ilk yıllarda, o gün geldi mi, ilk baÅŸta aramızdan ayrılmış olan annelerimizin, ninelerimizin mezarını ziyaret ederdik; hayatta olanlara da bir demet çiçek sunardık. Ne denli doÄŸal olursa o ölçüde deÄŸerli sayılırdı bu armaÄŸan… Annelerimiz için ÅŸiirler söylerdik… Ve ÅŸarkılar, türküler okurduk…

Sonra sonra, anneler gününe de tecimsel bir nitelik yükledik, onu bir metaya dönüştürdük; her ÅŸeyi yapaylığa, maddiliÄŸe indirgediÄŸimiz gibi… Batı’ya benzememek olmazdı.

*  *  *

Yıl 1877… Günlerden 7 Kasım… Saatler, günün 8 Kasım’a döndüğü gecenin bir vakti… Erzurum… Yöre halkından çeteci Ermeniler, Aziziye Tabyası’na girerek burayı koruyan   askerleri uykuda yakalayıp kılıçtan geçiriyor… Ölen de öldüren de Osmanlı. Kim bilir, belki de aynı mahallede aynı çeÅŸmeden su içmiÅŸler… Ama bir taraf o gece kan içiyor. Ve arkadan gelen Rus askerlerini buyur ediyor Tabya’ya…

Bir er baskından yaralı olarak kurtuluyor ve Erzurumlular’a ulaÅŸtırıyor bu hayınlığı…

Ve sabah ezanının hemen ardından minarelerden dalga dalga yayılıyor acı haber:

“- Ey Erzurumlular!… Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi. Bu iÅŸ, içimizden çıkan bazı hainlerin yardımıyla olmuÅŸtur: Moskof’a, nankör Ermeniler’in çeteleri kılavuzluk etmiÅŸtir. Bu kahpeler, uykudaki askerimizi süngüleyerek düşmanı Tabya’ya buyur etmiÅŸtir. Ey ahali!  Vatan elden gidiyor…”

Peki, ne olacaktı şimdi? Yanıt duyurunun içinde:

“- KoÅŸun ey ahali!… Eli silah tutan vatanın imdadına koÅŸsun! Ey ahali!… Eli silah tutan vatanın imdadına koÅŸsun!…”

Halk hemen yurt savunmasına kalkar: silahı olan silahını, olmayan baltasını, tırpanını kapmıştır… Ve kazma, kürek, sopa, taÅŸ…

Kadın-erkek Tabya’ya koÅŸanlar arasında Nene de vardır. Nene, yirmi yaşında taze bir gelin… 

*

Nene Hatun…

Onu bugün anan var mı? Anneler gününde? DoÄŸum günü bilinmiyor ama ölüm yıldönümünde? Ya Aziziye Savunması’nın yıldönümünde?

Onun yüreÄŸi Aziziye’de atıyor; bilen var mı?!…

İnal Karagözoğlu
Yarımca, 10 Mayıs 2008

 

________________

(*) 26.4.2007 tarinli ‘Anneler Günü, ‘Ermeni Soykırımı’, Nene Hatun…’ baÅŸlıklı yazıdan güncellenmiÅŸ bir alıntı.

© 2008 İK

RSS besleme.Bu yazı için · Geri İzleme URL

Yorum yap