14 Mart Tıp Bayramı Arifesinde…

Anıya Dönüşmüş Aynıyle Vaki Klinik Bir Vaka

Her Tıp Bayramı geldiÄŸinde, artık gülüp geçtiÄŸim bir olayı anımsarım. Olay, ülkemizin pek tanınmış üniversite hastanelerinin birinde benim başımdan geçtiydi. Yatan hastaydım…

Yıl 1998, aylardan Mart; nöroloji kliniÄŸinde birtakım tetkiklerim yapılacaktı… Tetkikler arasında anjiyo da vardı. Türlü türlü anjiyo olduÄŸunu daha sonraları öğrenecektim, bana bu yapılacakta, kasıktan geçen büyük damardan giriliyor, verilen özel ilaç yardımıyla beyni besleyen damarların durumu inceleniyormuÅŸ. İşlem bittiÄŸinde, hastanın en az yirmi dört ssat sırtüstü yatması ve doku aralarına kan sızmasını önlemek için de damara girilen yere üç kiloluk bir ağırlık konması gerekiyormuÅŸ. ‘Ağırlık’ dedikleri, bu iÅŸe özel bir kum torbasıymış…

Her neyse, sırası geldi, anjiyomu oldum. Bana da uzun uzun, sıkı sıkı tembih edildi: “Sırtüstü yatacaksın, bacak düzgünce uzatılmış olacak, ayaÄŸa kalkmak yok, tuvalete vs.’ye gitmek yok ve ‘ağırlık’ kesinlikle tatbik edilecek!”

Hekimlerin tembihatını harfiyen yerine getirmeye çalışıyorum, ama küçük bir eksiklik var: o üç kiloluk kum torbası yok! Bir türlü bulunamıyor… E ne yapılıyor? İçersinde  soÄŸutulmuÅŸ su bulunan, üç-dört parmak kalınlığında, bir buçuk karışa bir karış büyüklüğündeki serum torbasına kum torbası muamelesi yapılıyor.

Bu içeriÄŸin devamını oku »

Aynıyle Vaki

Anıya Dönüşmüş Bir Klinik Vaka

Her Tıp Bayramı geldiÄŸinde, artık gülüp geçtiÄŸim bir olayı anımsarım. Olay, ülkemizin pek tanınmış üniversite hastanelerinin birinde benim başımdan geçtiydi. Yatan hastaydım…

Yıl 1998, aylardan Mart; nöroloji kliniÄŸinde birtakım tetkiklerim yapılacaktı… Tetkikler arasında anjiyo da vardı. Türlü türlü anjiyo olduÄŸunu daha sonraları öğrenecektim, bana bu yapılacakta, kasıktan geçen büyük damardan giriliyor, verilen özel ilaç yardımıyla beyni besleyen damarların durumu inceleniyormuÅŸ. İşlem bittiÄŸinde, hastanın en az yirmi dört ssat sırtüstü yatması ve doku aralarına kan sızmasını önlemek için de damara girilen yere üç kiloluk bir ağırlık konması gerekiyormuÅŸ. ‘Ağırlık’ dedikleri, bu iÅŸe özel bir kum torbasıymış…

Her neyse, sırası geldi, anjiyomu oldum. Bana da uzun uzun, sıkı sıkı tembih edildi: “Sırtüstü yatacaksın, bacak düzgünce uzatılmış olacak, ayaÄŸa kalkmak yok, tuvalete vs.’ye gitmek yok ve ‘ağırlık’ kesinlikle tatbik edilecek!”

Hekimlerin tembihatını harfiyen yerine getirmeye çalışıyorum, ama küçük bir eksiklik var: o üç kiloluk kum torbası yok! Bir türlü bulunamıyor… E ne yapılıyor? İçersinde  soÄŸutulmuÅŸ su bulunan, üç-dört parmak kalınlığında, bir buçuk karışa bir karış büyüklüğündeki serum torbasına kum torbası muamelesi yapılıyor.

Bu içeriÄŸin devamını oku »