Evrensel Eylemin Adı
30, Mar, 2008 at 09:09 (Bu Alandan)
30, Mar, 2008 at 09:09 (Bu Alandan)
28, Mar, 2008 at 15:17 (Belirli Gün ve Haftalar)
Su, Dünyamız’ın olmazsa olmazlarından. Yerkürenin biçimlenmesindeki etmenlerden biri yine o… İnsanlık tarihinin başlamasından beri de hem bu tarihi belirlemiş hem de varlığıyla da yokluğuyla da nice sıkıntılara, üzüntülere, zararlara yol açmış…
Bu yaşam kaynağı doğal varlık, hep türlü sorunların da kaynağı olmuştu, ama gelişmiş toplumlar, su sorunu diye bir sorunun varlığının ayırdına yeni yeni vardı. Nasıl? Suyun öneminin günden güne artması ve bu sorunun dünyayı zorlayan boyutlara ulaşmasıyla… Ne zaman? İş işten geçtikten sonra denebilir.
27, Mar, 2008 at 19:49 (Belirli Gün ve Haftalar)
Bu uluslararası günün fikir babası, Fin tiyatro insanı ve yazar Arvi Kivimaa. Kivimaa, bu düşüncesini, Uluslararası Tiyatrolar Birliği‘nin (International Theatre Institute, ITI) başkanlığını yaptığı sırada, Birlik’in 1961′de Viyana’da toplanan 9′uncu konferasında ortaya koydu. Ve ilk Dünya Tiyatro Günü, İskandinav ülkelerinin desteğiyle konferansın ardından o yıl kutlandı. Ertesi yıl da, kutlama günü olarak, o yıl Paris’te açılan Uluslar Tiyatrosu‘nun (Theatre of Nations) açılış günü olan 27 Mart belirlendi.
Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla bir de gelenek oluştu: bu günü kutlayan ülkeler, her yıl bu güne ilişkin bir ulusal bildiri yayımlıyor. Bildirileri her yıl bir başka tiyatro insanı ya da tiyatroyla ilgisi olan tanınmış bir kişi hazırlıyor ve sunuyor.
27, Mar, 2008 at 19:36 (Tiyatro)
Bu uluslararası günün fikir babası, Fin tiyatro insanı ve yazar Arvi Kivimaa. Kivimaa, bu düşüncesini, Uluslararası Tiyatrolar Birliği‘nin (International Theatre Institute, ITI) başkanlığını yaptığı sırada, Birlik’in 1961′de Viyana’da toplanan 9′uncu konferasında ortaya koydu. Ve ilk Dünya Tiyatro Günü, İskandinav ülkelerinin desteğiyle konferansın ardından o yıl kutlandı. Ertesi yıl da, kutlama günü olarak, o yıl Paris’te açılan Uluslar Tiyatrosu‘nun (Theatre of Nations) açılış günü olan 27 Mart belirlendi.
Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla bir de gelenek oluştu: bu günü kutlayan ülkeler, her yıl bu güne ilişkin bir ulusal bildiri yayımlıyor. Bildirileri her yıl bir başka tiyatro insanı ya da tiyatroyla ilgisi olan tanınmış bir kişi hazırlıyor ve sunuyor.
Bizim ilk Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirimiz‘i, otuz yıl önce, 1978′de, tiyatro ustalarımızdan Muhsin Ertuğrul okumuştu:
25, Mar, 2008 at 14:53 (Deneme)
Sanıyorum, önce Hilmi Yavuz duyurmuştu, “2008, Yahya Kemal’in ölümünün 50. yıldönümü. Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı adına başkan D. Mehmet Doğan, bir açıklama yaptı ve bu münasebetle Kültür Bakanlığı’na başvuruda bulunarak 2008 yılının ‘Yahya Kemal Yılı’ ilan edilmesini istediğini açıkladı” diye…
Yavuz’un Zaman’daki yazısı geçen Kasım’ın başlarındaydı; yılın ikinci günü de tek tip bir haber düştü basına:
“2008, ‘Yahya Kemal Beyatlı yılı’ ilan edildi
24, Mar, 2008 at 11:39 (Deneme)
Önce bunları yanıtlamaya çalışacağım. Ama daha da önce, dilimize ve onu var eden düşünce yolumuza/yöntemimize büyük bir saygıya, tutkuya varan sevgi duyduğumu belirteyim. Niye mi böyle? Türetme gücünü görmek yeter. Örneğin, ‘sor’ eylemlik kökünden çıkan sözcükleri sıralayalım. Gördünüz mü, neler neler var… Bütün türetilmiş sözcükler gibi, bunların hepsi de anlaşılır, bir bakışta aralarında bağ kurulabilir sözcükler…
Ve “Hayallerle mi yaşıyoruz yoksa gerçeklerle mi” sözleri, bir soru tümcesi olarak bir ‘sorun’u da koymuyor mu ortaya?
*